Aynadaki yabancıya duyulan sebepsiz kızgınlıktı.
Moderatör söze başladı: "Bugün tabağınızdakini değil, o tabağı dolduran duyguyu konuşalım." Bir Grup Terapisi Hikayesi Psikodiyet
O an odadaki hava değişti. Selin, suçluluk duygusunun paylaşıldıkça hafiflediğini hissetti. Psikodiyet seansı ilerledikçe, tabağındaki her lokmanın bir hatıraya, bir öfkeye ya da bastırılmış bir hayale denk geldiğini keşfettiler: Midenin değil, ruhun bağırmasıydı. Aynadaki yabancıya duyulan sebepsiz kızgınlıktı
Selin odadan çıkarken su şişesini o kadar sıkı tutmuyordu. İlk defa, tabağını doldururken kendisini de beslemeyi deneyecekti. Çünkü zayıflamak bir rakam meselesi değil, kendiyle barışma hikayesiydi. Acıktığım için değil
Sessizce odaya girdi. Elinde sımsıkı tuttuğu su şişesi, aslında kendini korumak için ördüğü hayali duvarın bir parçasıydı. Yuvarlak dizilmiş sandalyelerden birine, sanki oraya ait değilmiş gibi ilişti. Grubun adı "Psikodiyet"ti; ama o, meselenin sadece kalori olmadığını biliyordu.
Bu hikaye taslağını formatına mı dönüştürelim, yoksa üzerine bir sosyal medya serisi mi kurgulayalım?
Yanındaki yaşlıca adam, Mehmet Bey, yavaşça başını salladı. "O kuyuya ben 'yalnızlık' diyorum Selin Hanım. Emekli olduğumdan beri buzdolabının kapağı benim tek sırdaşım oldu. Acıktığım için değil, sessizliği bozmak için çiğniyorum."