Yine de her sabah umutla çıkıyorum sokağa. Belki bugün bir selam, sadece selam olduğu için verilir. Belki bugün biri "Nasılsın?" derken, cevabını gerçekten merak eder. Çünkü biliriz ki; insan insana her zaman muhtaçtır ama dosta olan açlık, ekmeğe olandan her zaman daha derindir.
Bizim köyün yolları dardır; iki traktör yan yana gelse biri elbet tarlaya kaçar yol vermek için. Ama gönül yolları nedense o yollardan daha dar, daha engebeli bugünlerde. Eskiler anlatır; "Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardı" diye. Şimdilerde o kahveler içiliyor içilmesine de, hatırı kapı eşiğinden dışarı çıkamıyor. Dost Bulmak Cok Zor Bizim Koyde
Sabahın köründe tarlaya giderken verilen o selamlar bile yorgun artık. Herkesin elinde bir telefon, gözü kendi toprağında değil, başkasının vitrininde. Eskiden imece vardı; birinin damı mı akıyor, tüm köy damın üstündeydi. Şimdi komşunun duvarı yıkılsa, "Benim bahçeme taş gelmesin de gerisi mühim değil" deniyor. Yine de her sabah umutla çıkıyorum sokağa